Yaşlı Kedi Maması

Yavru Kedi Maması admin 0

İnsanlarda olduğu gibi kedilerde de yaşlanma döneminin varolduğu herkes tarafından bilinir. Yedi yaşına gelmiş her kedinin yaşlanmaya bir adım attığı, döneme giriş yaptığı genel kabul gören görüşlerdendir. Yaşını bilmediğimiz kedilerin hareketleri gözlendiğinde daha yavaş hareket ediyor, deyim yerindeyse hantal davranıyorsa yaşlandığına kanaat getirebiliriz.

 

Yaşlılık döneminde kedilerimiz tıpkı insanlar gibi birçok zorlu süreçten geçer. Hastalıklar, fiziksel sıkıntılar baş göstermeye başlar. Kasları eskisi kadar esnek olmaz tabi eklemleri de. Gözleri de eskisi kadar net görmeyip, canlılığını yitirebilir. Tüyleri kalınlaşmaya ve azalmaya başlar. Diş etlerinde çekilmeler olur, dişleri eskisi kadar keskin olmaz ve ağız sağlıkları genel olarak giderek azalır. Bütün bunlara ek olarak bir de sürekli uyumak isterler. Bu değişimler göz önünde bulundurulduğunda; yaşlı kedilerimizi sürekli kontrol altında tutmalı, yetersiz kaldığımız konular için de veterinere başvurmalıyız.

 

Böylesine hassas bir dönemin içinde olan evcil hayvanlarımızın sağlık kontrolleri kadar beslenmeleri de önem arz eder. Yaşlı kedi maması alırken kedimizin yiyebileceği uygun mamalar seçmeliyiz. Ağız ve diş problemi yaşadıkları için kaliteli yaşlı kedi maması tercih etmeli ve haftada bir defa da olsa yaş konserve ek gıda olarak vermeliyiz.

 

Kedilerimizi güçlendirmek için beslerken onlara zarar verecek beslenme şekillerinden kaçınmalıyız. Yaşlı kedilerin bünyeleri öteki kedilere nazaran kilo almak için daha elverişlidir. Zaten hareketleri yaşından dolayı yavaşlayan kedimizin bir de kilo alarak daha fazla zorlanmasına farkında olmadan sebep olabiliriz.

 

Dengeli beslenmelerini sağlamalı gereken vitamin ve minerali almalarını sağlamalıyız. Kedilerimizin vitamin eksiğini giderecek yiyeceklere; süt, yumurta, balık, tahıl vb. Bunlara ek olarak konserve de söylenebilir.

 

Fazlasıyla dikkat gerektiren Yaşlı Kedi Maması seçimi yaparken her kedinin gereksinimlerinin farklı olduğunu unutmamalıyız. Doğru, kaliteli mama seçiminden sonra yapılması gereken ilk şey; mama kutusu veya torbası üzerinde yazan beslenme kurallarını dikkate almak olmalıdır. Yalnızca mama kutusu ve torbası üzerinde yazan kuralları uygulamak yeterli gelmeyebilir. Ek olarak veterinerimize danışabiliriz. Aldığımız mamayı bir süre kullanıp kedimize iyi gelip gelmediğine bakmamız gerekir.

Aksi bir durumla karşılaştığımızda ise hemen kullandığımız yaşlı kedi maması markasını değiştirmeliyiz. Ve uyguladığımız yöntemi yeni mama içinde gerçekleştirmeliyiz.

 

Sürekli kedimizin fiziksel durumunu kontrol altında tutmalı, belli aralıklarla tartmalıyız.

 

Mama seçiminin yanında kedilerimizin suya ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak her zaman ulaşabilecekleri yerlerde temiz kablar içinde su bulundurmalıyız. Mama kabları da aynı ölçüde hijyenik olmalıdır. Eski mama artıklarını temizleyip, kaba yeni mamayı sonra doldurmalı beslenmesini bu koşullar altında gerçekleştirmeliyiz.

 

Bazen hazır YAŞLI KEDİ MAMASI almak yerine evde hazırlamayı düşünürüz. Yalnız unutmamamız gerekir ki kedilerin beslenme şekilleri ve ihtiyaçları insanlardan farklıdır. Yine de ev yapımı mama denemek istersek, eksikleri olduğunu ve dengeli beslenme için tam katkı sağlamadığını bilmemiz gerekir.

 

Kedilerin beslenmesi için daha faydalı olacağını düşündüğümüz bazı yiyecekler zarar verebilir. Çiğ et gibi. Bakteriler barındırdığı için yaşlı kedilerimizin hastalanmasına sebep olabilir. Çiğ et ile beslenen evcil hayvanlardan insanlara bu bakterilerin geçme ihtimalleri olduğunu da bilerek bu konuda daha hassas olmalıyız.

 

Sevimli dostlarımızın beslenme konusunda ihtiyaçlarının olduğunun bilincine vardıktan sonra; onların fazlasıyla ilgiye ihtiyaçları olduğunu da hep hatırımızda tutmalıyız. Hapis hayatı yaşatırcasına evde tutmamız doğru olmaz. Belli aralıklarla dışarı çıkarmalı, koşup eğlenmelerini sağlamalıyız. Evde olduğumuz zamanlarda ise resmen sevgi aşılamalı, kapris yapmalarına engel olmalıyız. Çok fazla yaramazlık yaptıklarında “hayır” sözcüğünü kullanarak durulmalarını sağlayabiliriz.

 

Tüylerini şevkatle tarayıp, onlarla sanki bizi anlayacaklarmış gibi konuşmalı, sevdiğimizi ve bizim için değerli olduklarını hissettirmeliyiz.

Sosyal Ağlarda Paylaş

{admin}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir